01 Kasım 2009 Pazar
~
İçeriye sızan ışık , toz bulutcuklarını
Çarptı yüzüme.
Neredeyim diye düşündüm ilk defa kendi evimde.
Ve dün yanımda uyuyan adam şimdi nerede?
Hatırla ;
Uzun bir yol vardı ve elimden tutmuştun
Yağmur tüm kiniyle yağıyordu tepemize.
Arınmak istiyorum diye bağırmıştım
Sen belimi sıkıca sardığında
Arınmak istiyorum diye yalvarmıştım
Yürümeye başladığımızda.
Hatırla ;
Söylemiştim sana hala masallara inandığımı
Ve çok sevdiğim insanlardan kendimi
Korumak zorunda kaldığımı.
Ağlamıştım yağmur gibi ,
Cesaretli değildim gökyüzü kadar.
Hatırla ;
Ben konuşup dururken beni sessizliğinle
Cezalandırdığını.
Ama kızamıyordum da sana
Çünkü biliyordum ki sessizliğin
Mutlu olmamı istemendendir.
Biliyordum ama inanamıyordum işte.
Hatırla ;
Merdivenlerden koşarak çıkarken
Süzülüyordu tenimden yağmur damlaları
Arınmak istiyorum dedim
Damlalar tenime battı
Kurtulmak istiyorum dedim
Ellerim titremeye başladı.
Kriz geçirdim dün gece
Yok oluşların dönüşümün arınmanın arifesinde.
Şimdi kendimden utandım
Dün gece kimle sevişmiştim acaba diye.
Hatırladım ;
Sen benim sinir krizlerimde
Tanrı tarafından üstüme akan bir damlaydın.
29 Ekim 2009 Perşembe
~
Kendini sorgulaman gereken yerde , teslim edersin bir başkasına ruhunu da bedenini de... Ve sonra kendi iç çatışmaların ve onunkilerde ilişki boyutuna taşındığında dünyanı karartan durumlar halini alır. Aşk iki kişilik bilinir , ama aşk tek kişiliktir aslında. Kendine hayran oluşunun kanıtı , kendini sevebilmenin en kestirme yolu...
Bazen bir başkası olmadığında hayatında ve yapayalnız hissettiğinde kendini eksikmişsin gibi gelir. Çünkü yüzleşemezsin kendinle , karar veremezsin sona ulaşmak zor gelir belkide.
Kim ne derse desin aşk tek kişiliktir aslında ve insan önce kendine aşık olabilmeyi bilmelidir.
Chopin dinliyorum şimdi , aşık oluyorum ve daha da mutluyum bu gece .
28 Ekim 2009 Çarşamba
27 Ekim 2009 Salı
~
Yada insanlar seni boşlukta görürken içine milyonları sığdırdığın.
Kendince bir dünya benim yaşadığım.
Ve içinde insan olduğum.
Gerçek bir insan ; yani normal kalıpların dışında belkide hiç hayal bile edemeyeceğiniz.
Bilmem içimden geldi söyledim sadece.
Bugece sarılıp uyumak istiyorum ben.
26 Ekim 2009 Pazartesi
~
Ben anlamlar yüklemeye çalışıyorum
Ortasından başladığım güne.
Sen muhtemelen sabah erkenden kalkmış
Ve yapman gerekenleri yapmaya başlamışsındır.
S
O
N
R
A bebeklerin doğuşu geliyor gözümün önüne
Çoğu hayata eksiden başlıyor
Eksik başlıyor
Kimiyse fazla donanımlı.
İkiside can yakıyor.
Çocukluğumdan bu yana mutluluğa aşık olduğumu görüyorum , acaba benimde hastalıklı yanım bu mu? Yani insanları bu kadar çok sevmem rastlantı sonucu mu? Yoksa bu benim lanet bir huyum mu? Eksiklerimi düşünüyorum ve Tanrı'nın bana verdiği güçleri ;
S
O
N
R
A kendi kendime edindiğim güçlerimi
Seni ve denizi düşünüyorum
Nerede olursan ol
Ben seni nerede bırakırsam bırakayım
Karşıma dikiliyorsun.
Belkide hastalığım sensindir diyorum. Vücudun başka kadınların vücuduna değdiği zaman acı çektiğimi , hissettiğimi düşünüyorum , muhtemelen şimdi de sevişiyorsun. Artık bende yabancılaşıyorum kendime .
Kendime kendimden geriye bıraktığım tek hediye yazdıklarım .
Bana Clementine de , çünkü ancak
Clementine kabullenebilir bu sessiz kaybedişi.
20 Ekim 2009 Salı
~
Bir haftadır tanıştığım bir insan benimle konuşmak istemediğini ve bunun benimle değil kendisiyle ilgili olduğunu açıklıyor. Kayıp olarak görmüyorum onu , çünkü kazanmadım da yada kazanmadı bile varlığımı kazanmamayı seçti. Kendimi üstinsan ilan etmiyorum ama sabırlı olduğumu biliyorum. Ve bekliyorum da , sonuca bağlamak için acele etmiyorum . Hatırlıyorumda en önemli eserler bile yarım kalmışlar , bütüne ulaşamayacağımı biliyorum.
Kendime acımıyorum , acımıyorum insanlara da bize yüklenen bir sistem varsa kaldırabiliyor tüm yaşananları. Garip ama anlamayada çalışmıyorum , olduğu gibi görüyor ve yaşıyorum artık.
Ben hala insanları çok seviyorum.
19 Eylül 2009 Cumartesi
~
Sessizliği delip geçen zaman
Yeşil suların ardında gösteriyor seni.
Huzur ve isyan arasında bir yerde ,
Sadece tamama erdirmek için düşlüyorum seni.
Yaşananlar ve yaşanmaya ramak kalanlar
Herşey aklımda , herşey içimde hala.
Başkalarının sesleri
Başkalarının yüzleri var etrafımda.
Benim teslimiyetim hala sana.
Hala sana dönük yaşamaya umutlandığım herşey.
Hafiften geliyor rüzgarın nameleri ,
Yağmur seni silmek istercesine yağıyor .
Tanrı bile bize küsmüş ,
Dünya bile tersimize dönüyor.
Ne umut var ne de umutsuzluk kıyılarımda.
Hiçlikle varolan bir mülteci gibi ,
Ne aradığımı bilmezcesine düşlüyorum seni.
Eğer bir noktaya erecekse varlığım ,
Bunun sadece seninle olacağını düşünmek
Çocukluğumdan kalan bir his gibi.
Varolan tek gerçek ,
Varlığımı sürdürebileceğim tek kanıt sanki.
Her defasında dışa vurumum farklı hislerimi.
Bazen bir kemanın sesi oluyorsun ruhumun süzgecinden ,
Bazen saçma bir oyundaki replik gibi.
Bazen tuale işlenen bir fırça darbesi
Bazen yazıya dökülen lekeli hisler gibi.
Ne yaparsam yapayım tamamlanamayacak olan bir ruh benimki.
Varolan en gerçeği yaşayan ,
Acıyla doğup acıyla ölecek olan
Ve sadece sana dönük yüzümün acıya gülümseyebildiği
Hiçlikle varolan bir mülteciyim şimdi.
01 Eylül 2009 Salı
~
31 Ağustos 2009 Pazartesi
~
